http://vetgoz.com.tr
http://vetgoz.com.tr/basinda-biz/Vucudun-erken-uyari-sistemi-GOZ
veteriner göz merkezi

Basında Biz

Vücudun erken uyarı sistemi GÖZ

Göz hastalıkları dendiği zaman, ilk aklımıza gelen görüş ve göz sağlığıdır. Oysa göz ve gözle ilintili yapılar aynı zamanda genel sağlık durumunun erken bir uyarı sistemidir. Bu durum kedi ve köpekler için geçerlidir. En bilinen örnek köpeklerde diyabet ve katarakt ilişkisidir. Eğer bir köpekte diyabet hastalığı varsa süratle her iki gözde katarakt gelişir ve lens saydamlığını yitirir. Bu durum aynı zamanda retinayı da etkiler. Diyabetli köpeklerin önemli bir kısmında önce katarakt tanısı konur ve sebebi araştırıldığında kan şeker oranının yüksek seyrettiği belirlenir.

Gözün içerisindeki tabakalar yoğun bir damar ağına sahiptir. Bu damar ağı aynı zamanda vücuttaki en ince kapillar damarları içerir. Sistemik kan dolaşımındaki, mikroorganizmalar, kan parazitleri, virüsler, antijenler ve tümör hücreleri tıpkı süzgeç gibi bu kapillar damarlara takılır. Bu etkenler gözde reaksiyona ve patolojik değişimlere yol açar. Birkaç örnek vermek gerekirse, iki gözünde şiddetli yangı, reaksiyon, kızarıklık, iris tabakasında kanlanma, kalınlaşma bulunan bir köpekte sistemik bir hastalıktan şüphelenilmelidir. Böyle bir durumunda yapılacak testler ile Ehrlichia mikrobu hayati bir tehlike oluşturmadan belirlenebilir ve tedavi edilebilir. Ya da yine göz içerisinde şiddetli iki taraflı reaksiyon bulunan bazı köpeklerde lenf yumrusu muayenesinde, tüm lenf yumrularının şiş olduğu gözlenebilir bu durumda yapılacak lenf yumruları biyopsisi ile hastalığın aslında lenfomaya bağlı olarak geliştiği saptanır. Böyle bir durumda daha fazla gecikilmeden kemoterapi başlanır. Bir diğer örnek Leishmania’dır. İnsanlarda da patolojik etkiler yaratan bu mikroorganizma köpeklerin göz kapaklarında yangı ve yaraya yol açar. Bu klinik belirtiler ve ayrıntılı göz muayenesi, Leishmania şüphesi oluşturur ve testlerle hastalığın tanısı netleştirilebilir.

Kediler için de benzeri durum söz konusudur. Örneğin görme kaybı ve körlük yaşayan yaşlı kedilerde, sistematik göz muayenesinde göz dibindeki ağ tabakasının altında su biriktiği ve retina ayrılması bulunduğu belirlendiyse bu hastalarda mutlaka ayrıntılı bir kardiyolojik ve nefrolojik muayene yapılmalıdır. Bu sayede bize ulaşan birçok yaşlı kedi hastamızda hem görüşü için gerekli tedaviyi başlatıp hem de hastamızın kalp ya da böbrekleri ile ilgili hastalıklar iş işten geçmeden belirlenebilmektedir.

Gelişme çağındaki kedilerde, tek ya da her iki gözde gelişen uveitis tablosu (göz içerisinde matlık ve çöküntüler, irisde kızarıklık ve renk değişiklikleri, göz bebeğinin normalden dar olması gibi belirtiler verir) viral ya da paraziter hastalıklar sebebiyle gelişebilir. Örneğin bu belirtileri veren birçok kedide klinisyenler yönlendirilerek altında yatan enfeksiyon belirlenebilmektedir. Bu sayede aslında kliniğimize göz rahatsızlığı ile gelen birçok hastamızın erken tanı sayesinde hayatı kurtarılabilmektedir.

Bazı hastalıklar ise dışarıdan hasta sahiplerinin fark edebileceği değişimler vermez. Ancak göz muayenesinde özel alet ve ekipmanla belirlenebilecek göz dibi patolojileri bir uzman tarafından belirlenebilir. Örneğin kedilerde gelişen toxoplazmaya bağlı retinitis gibi. Bu yüzden gelişme çağında ve özellikle 7-8 yaşından büyük kedi ve köpeklerde sistematik göz muayenesi sadece göz ve görüş sağlığı açısından değil aynı zamanda genel sağlık durumunun değerlendirilmesi açısından da önemlidir.

Kaynak: Veterinerhekim.net | Nisan 2015